Belirsizlik çağında öngörü üretmenin yeni dili

Gelecek, çoğu zaman yanlış bir yerden ele alınır.
Onu tahmin etmeye çalışırız; oysa gelecek, tahmin edilmez.
Gelecek okunur.

Gelecek analizleri; tek bir olaydan, tek bir veriden ya da tek bir açıklamadan yola çıkmaz.
Asıl mesele, olaylar arasındaki ilişkileri,
zamanlamayı,
tekrar eden davranış kalıplarını
ve sessiz sinyalleri birlikte okuyabilmektir.

Belirsizlik, modern dünyanın istisnası değil;
doğal durumudur.

Bu nedenle gelecek analizi, kesinlik üretme çabası değildir.
Aksine; belirsizlikle çalışabilme,
olasılıkları tartabilme
ve farklı senaryoları aynı anda düşünebilme yeteneğidir.

Bugün yaşanan krizler, dönüşümler ve kırılmalar;
çoğu zaman “ani” olarak tanımlanır.
Oysa dikkatle bakıldığında,
bu gelişmelerin büyük bir kısmı önceden sinyal vermiştir.

Değişen söylemler,
kaybolan kavramlar,
yeni tanımlar,
ve özellikle sürekli ertelenen kararlar

Bunların her biri, geleceğe dair veri taşır.

Gelecek analizleri,
“ne olacak?” sorusundan çok
“neden bu yönde ilerliyor?” sorusuyla ilgilenir.

Çünkü yönü doğru okumadan,
zamanı doğru tahmin etmek mümkün değildir.

Bu platformda gelecek;
tek bir çizgi olarak değil,
birden fazla ihtimalin kesiştiği dinamik bir alan olarak ele alınır.
Amaç, kesin cevaplar vermek değil;
doğru soruları kurabilmektir.

Zira geleceği şekillendirenler,
onu en net tahmin edenler değil;
onu en erken fark edenlerdir.